29 Mart 2013 Cuma

İkinci kitap takasım :)


Bir kaç haftadır ikizlerimin izin verdiği ölçüde okuduğum kitapları gözden geçirip takaslık kitapları ayırmaya uğraşıyordum. Bu çabamın sonunda henüz sadece 4 kitap ayırabilmiştim ve bunlardan Anne Rice tarafından yazılmış olan Pandora kitabına görücü çıktı :)

Kedimin Hobi Defteri blogunun sahibi Sevgili Emine Hanım'ın takaslık kitapları arasında Bikini Mevsimi'ni beğenmiştim, Emine Hanım da benim kitaplardan birini, bilhassa kızı için beğenince hoş bir kitap takasının adımları atılmış oldu...

Emine Hanım kitabın yanına bazı ciciler koyacağını söylemişti ancak resimdeki gibi birbirinden güzel hem de çoğunluğu el emeği göz nuru hediyelerle karşılaşacağımı ummamıştım...paketi açınca nasıl şaşırıp sevindiğimi siz tahmin edin artık :))

Kendisine bir kez de buradan çok ama çok teşekkür ediyorum...Emeğine, yüreğine sağlık diyorum ve dostluğumuzun daim olmasını temenni ediyorum....

27 Mart 2013 Çarşamba

Sevgili Günlük #8

Sevgili Günlük,

Malum bu kış bitmek bilmedi...biz de düşündük madem ki kış bitmiyor biz de önlemimizi alalım...kozalarımıza girdik ve baharda kelebek olarak dışarı çıkmayı bekliyoruz :)


Ancak kimimiz kelebek olmayı beklerken kimimiz de "yeter tak etti canıma, ben daha fazla bekleyemem" deyip yalancı bahara aldanarak, çoraptan yapılmış takma kulaklarla kendini tavşan sanarak koşturdu çayırlarda :)


Baktık ki ne yapsak zaman geçiremiyoruz, "bari çilekeş anamıza yardım edelim" dedik ve kolları sıvayarak mutfağa yollandık!


Biz bütün bunlarla meşgulken annemiz bizi daha iyi yetiştirmek adına "Daha Sade Bir Hayat" kitabını almış, evimizi güzelleştirmek adına aylar sonra bir dekorasyon dergisi bile almış...bu da yetmemiş gibi kendini güzelleştirmek adına eve gül suları taşımış...



Ve bir hafta daha böyle geçip gitmiş :)



18 Mart 2013 Pazartesi

Okuyorum No. 5


Bakalım geçen iki hafta içerisinde neler okumuşuz....

İlk olarak Canan Tan'a ait bir öykü kitabı bitirdim. Özellikle Piraye romanını çok sevdiğim yazarın öyküleri de gayet güzel.  Yazarın sade dili ve kadın-erkek ilişkilerinde yüreğe dokunan satırları okuyucu için Söylenmemiş Şarkılar kitabını oldukça çekici kılıyor.

İkinci olarak İnci Aral'a ait olan Anlar İzler Tutkular adlı bir deneme kitabı okudum. Kitap kendi içerisinde bölümlere ayrılıyor ve bu bölümler içerisinde yazarın çocukluğuna kadar uzanan özel hayatına, edabiyat dalına ilişkin görüşlerine ve yer yer de diğer yazarlara ilişkin değerlendirmelerine yer veriliyor. Çok tarzım olmayan bir kitap. Sanırım deneme dalında çok fazla okumayı sevmiyorum ancak yazarın çocukluk dönemine ait satırlar gerçekten etkileyici.

Ve son olarak nedense çocukluğumda okumadığım ancak çok uzun zamandır okumak istediğim Küçük Prens kitabını su içer gibi bir çırpıda bitiriverdim ve çok da zevk aldım. Çocukların gözünden yetişkinlerin hem iğneleyici hem de çarpıcı bir şekilde ele alındığı kısımlar çok hoşuma gitti. Kitapdaki resimler de çok şirin. Herkese tavsiye ederim.

Herkese keyifli okumalar...

14 Mart 2013 Perşembe

Kış Bitmeli!


Yağan karı seyretmeye doyum olmaz...buz gibi havada sıcacık evinde kedi gibi pencerenin önüne kıvrılıp bir fincan çayı yudumlamanın tadı ise masal gibi gelir kulağa...yumoş yumoş kazakların içine sığınıp rüzgara karşı yürümekse cesaret işidir...akşam hava kararmadan eve varma telaşı macera gibi gelir...soğuk yüzünden yiyecek bulamayan pisicikleri doyurmak da bir o kadar eğlencelidir...bu hoş anlar sayısız...ama...işte bu noktada kocaman bir AMA giriyor devreye...her şeyin başı sağlık ve ben ne yazık ki kış boyu sağlığımdan oluyorum. Sürekli bir halsizlik, bitmek bilmeyen öksürükler, çıkmakla inmek arası kararsız kalmış ateş, tıkanık bir burun ya da dinmek bilmeyen burun akıntısı...özetle nezle ve grip karışımı bir hal tüm kış boyu ele geçiriyor beni...

Bugün de o günlerden biri...dinlenmeye fırsatım yok! İkizlerimi yatırdığım bir saatlik öğle uykusunu tıpkı koca bir yaz tatili gibi geçirmeliyim. Uyumalıyım, dinlenmeliyim, sıcak çorbalar içmeliyim...Maalesef hiçbiri olmuyor bunların. İkizlerimden biri yatar yatmaz uyudu ancak diğeri kardeşinden bir saat sonra gözlerini kapatabildi ve yarım saat sonra da önce uyuyan kardeş birden uykusundan pörtledi ve 10 dakika sonra da diğer kardeş atağa geçti...bana kalan yaklaşık 30 dakikalık bir süreydi. Bu arada sadece uzanıp kitap okuyabildim. Sıcak çorbalar, uykunun kollarına adanmış uzun saatler hayal olmaktan öteye geçemedi...

Buna da şükür diyeyim...ya hiç uyumasalardı? O zaman halim Nic' olurdu? :))


12 Mart 2013 Salı

Sevgili Günlük #7

Sevgili Günlük,

Geçen hafta yine göz açıp kapayıncaya kadar sona erdi. Günler akıp geçiyor mu yoksa içinde bulunduğum karmaşa ve kargaşadan bana mı öyle geliyor? Bir hareketliliktir sürüp gidiyor etrafımda...bana da seyirci kalmak düşüyor sanki. Hani hep derler ya zamanı tutamıyorum diye...öyle bir şey sanki...Neyse bu kadar felsefe ve edebiyatın ardından geçen hafta boyunca bakalım neler yapmışız :)


Geçen sene BİM'den aldığımız plastik atımız bu aralar favorimiz. Öyle ki atı paylaşamıyoruz, sıramız gelene kadar beklemek yerine kardeşimizin arkasına atlayıveriyoruz. Öndeki Ege, çantasını takmış güya motora biniyor, arkadaki de Deniz o da benim DVD kutumu kask niyetine kafasına geçirmiş :)


Bu pisiciği de geçen hafta evlat edindik. Bir sabah kendisine peynir verme gafletinde bulunduk. Artık her sabah aynı saatte karşı evin çatısına tüneyip bizim pencereyi gözler oldu. İkizlerim de alıştı tabii ona. Uyanır uyanmaz dolaba peynir kapmaya koşuyorlar. Bu gidişle evde kahvaltılık peynir falan kalmayacak!


Ve yeni bir oyun icat ettik. Yatak olabilen koltuğun boşluğuna sırayla girip sonra da birbirlerini oradan kurtamaca oyunu. Bu da ikizerimin ne kadar formda olduğunu gösteriyor. Hiç bir şey yemiyorlar, yakında kibrit kutusuna bile girebilecekler :/



Sevgili anne geçen hafta kendisi için ne yaptın diye soracak olursanız...film izleme şansım olmadı. Ancak Pakistan'da bir televizyon kanalında yayında olan ve pek sevilen bir dizi izlemeye başladım. İlk sekiz bölümünü bitirdim ve gayet zevk aldım. İngilizce alt yazılı olarak izliyorum böylece az biraz bildiğim Urduca'mı da geliştirmeye çalışıyorum. Dizinin adı Humsafar...sevgili ya da ruh eşi gibi çevrilebilir Türkçe'ye.

Bu arada havaların güzelleşmesiyle birlikte parklara gitmeye de başladık ancak koşturmaktan parkta fotoğraf çekmeye fırsatımız olmadı.

Ve bir hafta daha geçip gitti :)

10 Mart 2013 Pazar

Takaslık Kitaplarım

Pek çok blogger arkadaşımda rastladığım bu uygulamayı en sonunda ben de başlatmaya karar verdim. Bir ya da iki kez okuyup rafa kaldırdığım ve muhtemelen bir daha da kapağını açmayacağım kitapları benimle aynı şekilde düşünen arkadaşlarla takas etmeyi arzuluyorum. Kitaplarıma çok bağlıyım, her ne sebeple olursa olsun onlardan ayrılırken zorlanıyorum. Ancak bir taraftan da artık kütüphanede taşmalar meydana gelmeye başladı. Ve bu volkanik harekete her geçen gün yenileri ekleniyor. Dolayısıyla, en azından bende herhangi bir iz bırakmamış, özel bir anlamı olmayan, ya da dediğim gibi zaten iki kez okuduğum ve bir üçüncü kez dönüp bakmayacağım kitaplarımı sizlere sunuyorum.

Listemde bugün itibariyle bir kitap yer alıyor. Ancak ilerleyen günlerde güncellemelerim devam edecek.

Herkese keyifli okumalar :)

Takaslık Kitap Listesi:

1) Anlar İzler Tutkular  - İnci Aral




2) Pandora - Anne Rice (TAKAS EDİLDİ)



3) Vittorio - Anne Rice


4) Bir Delinin Hatıra Defteri - Gogol (TAKAS EDİLDİ)


5) Sır - Nermin Bezmen (Orijinal Değildir) (TAKAS EDİLDİ)



6) Gül Limanı Oteli - Debbie Macomber (TAKAS EDİLDİ)




7) Var Olan Ada - Susanna Tamaro (TAKAS EDİLDİ)




8) Siz Hiç Güneşi Ağlarken Gördünüz mü? - Fahri Döngelli



9) Sadece Seninim - Susan Andersen  (TAKAS EDİLDİ)



10) Elif - Paulo Coelho

11) İçimizde Bir Yer -Ahmet Altan (TAKAS EDİLDİ)


12) Eroinle Dans - Canan Tan (Orijinal olup olmadığından emin değilim)


13) Teklif - Judith Ivory

14) Kar Kokusu - Ahmet Ümit

15) Sıcak Ayaz - Serkan Özel

9 Mart 2013 Cumartesi

Okuyorum No. 4


Şubat ayında üç kitap daha bitirdim. Bunlardan ilki uzun zamandır raflarda gördüğüm, blog'larda çokça yorumlandığına şahit olduğum ve çok merak ettiğim Lizbon'a Gece Treni idi. Bu kadar merak etmeme değdi doğrusu. Kitap gerçekten okumaya değer. İlginç bir öyküsü var. Aslında içiçe geçmiş pek çok öykü içerisinde okuyucu biraz da kendi hayatını sorguluyor. Yalnız öyle kolayca okunan basit bir hikaye değil. Hele Portekizce'den çevrilen metin kısımları oldukça zorluydu. Ama okurken çok zevk aldım.

Diğer bir kitap da sevgili Ayşım ile yaptığımız takas sonucu bana ulaşan  Çocuğunuzun İlk Altı Yılı adlı kitap. İkizlerim 2,5 yaşını geçtikleri için ilk iki yılı boşa gitmiş oldu ama kalan diğer yıllar için yine faydalı bilgiler edindim. Bu kitap basit bir dille aya ve yaşa göre çocuğunuzun fiziksel, sosyal ve duyusal olarak neler yapıp neler yapamayacağını içeriyor. Tabii bu bilgilerin çoğuna nette ulaşabilirsiniz ama ben bilgisayarda iş dışında metin okumayı pek sevmiyorum. Elimin altında kitap gibi somut bir nesnenin verdiği zevki internette okuma yaparken ne yazık ki alamıyorum.

Ve Şubat ayının son kitabı yine kayınvalidemin hediyesi olan Seni Beklerken adlı kitap. Adı üzerinde sancılı ancak sonu iyi biten bir aşk hikayesi.  Dük ve Düşesler arasında geçen bu aşk hikayelerinin en güzel yanı sizi büyülü bir dünyanın içine çekmesi sanırım :) Basit, çabuk okunan ancak yine keyif veren bir kitaptı.

Herkese keyifli okumalar...

3 Mart 2013 Pazar

Marmelatlı Milföy !


İyi bir aşçı değilim, mutfakta hiç bir zaman iyi olmadım zaten, şu saatten sonra da herhangi bir iyileşme belirtisi göstereceğimi düşünmüyorum. Ancak basit, pratik, hızlı tarifleri bana soracaksınız. Benim üzerime yoktur :))

Örneğin, yukarıda görmüş olduğunuz milföyler, 2 kavanoz marmelatı küflenmekten kurtarmak adına yapılmış bir formül. Sağolsun kayınvalidem ziyarete gelirken çocuklar yer diyerek iki kavanoz marmelat getirmiş. Ancak ikizlerim değil yemek yanından bile geçmiyorlardı. Ben de marmelatı doldurdum 1 kutu milföy hamurunun içine, fırında kızardıktan sonra üstüne 1 kutu pudra şekerini de boca ettim. Ohhh missss....kahve eşliğinde değmeyin keyfime :D

Ne zor bir tarifi başarmışım gördünüz mü? :P

Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göreme...